Oturum aç / Kayıt
Detaylı arama
Kur'an'a İman Kur'an Oku Kur'an Oku (Flash) Videolar Mealler Makaleler Kur'an Elifbası Kur'an Tefsiri Kur'an Fihritsi Tecvid Eğitimi Kur'an Talim Soru ve Cevaplar
Kur'an'a İman Kur'an Oku Kur'an Oku (Flash) Videolar Mealler Kur'an Tefsiri Kur'an Fihristi Kur'an Elifbası Tecvid Eğitimi Kur'an Talimi Soru ve Cevaplar Makaleler

“Dr. Ahmed Na’ina” ve Tilavet Dünyasına Etkisi

Yazar: Nurullah Dağ, 01-11-2014

Kur’an’ı güzel okuma bakımından son asra damga vuran, özellikle de Kur’an’ın genç okuyucularını etkileyen ve rahat okuyuşuyla kulaklara hitap eden tilavet ustası Ahmed Na’ina, Kur’an kültürü çerçevesinde tanınan ender bir şahsiyettir. İlah-i Kelam’ı mana üzere okuyabilen sayılı üstatlardandır. Tıp doktoru olmasına rağmen tilavet hususunda böylesine ilerlemiş olması, kendisine verilmiş ilahi bir ikramdır. Bu anlamda ilmi ve sesi dahi ona göre Allah’ın bir lütfudur.

Ahmed Na’ina, tilavet dünyasını hem ismi hem de başarısıyla kuşatmıştır. Öyle kimseler vardır ki, fikir ve yaşam bakımından bu ünlü kariyi birebir taklit ederler. Zira toplumda ona olan sevgisi, kendisini tıp doktoru olmaya yönelten kimselerin varlığı bilinmektedir. Nebiler Serveri’nin “Kişi sevdiğiyle beraberdir hadisleri bu hususu resmeden en açık mülahaza olsa gerek.

Küçük Na’ina Kur’an meclislerinde

Günümüzün en meşhur hafızı olan Ahmed Na’ina’ın Kur’an’i hayatı, çok küçük yaşlarda başlamıştır. O Kur’an’i meclislerle tanıştığında henüz üç yaşındaydı. Mısır coğrafyasının en mühim hususiyeti olan tilavet sanatı, onda çocuk yaşta etkisini göstermişti. Zira o, on yaşına girmeden hafızlığını ve ardından Kur’an’ın farklı okunma çeşitleri olan kıraat eğitimini dahi tamamlamıştır.

Ünlü Kari’nin taklit yeteneği

Kur’an’ı güzel okumanın en önemli kriterlerinden biridir taklit edebilme yeteneği. Bunun için seleften (önceki okuyucular) devralınan Kur’an’i kayıtlar çok iyi hazmedilmeli ve yapılan taklitlerle kişi zamanla meleke kazanmalıdır. İşte küçük Na’ina da, bu yaşlarda gördüğü her şeyi taklit ederek, İlahi bir mevhibe olarak verilmiş bu yeteneğini iyice geliştirmiştir. Duyduğu kuş sesi, su şırıltısı gibi, gördüğü ve işittiği her şeyi taklit etmeye çalışmış ve bu başarısını Kur’an okuma sanatına taşımıştır.

Mustafa İsmail, Minşavi ve Abdussamed’i sentezledi

Ahmed Na’ina aslında tilavet sanatına Mustafa İsmail’i taklitle başlamıştır. Neredeyse şeyh İsmail’in bütün özelliklerini sunabilecek noktaya ulaşmıştır. Ancak Na’ina’ya bakıldığında onda Mustafa İsmail’in yanısıra Minşavi ve Abdussamed gibi tilavet kutuplarının da kendine özel, kavurucu nağmelerini bulursunuz. Mustafa İsmail’in sanatı, Abdussamed’in uzun varyansları ve Minşavi’nin hüzün formları Na’ina’da birleşince, o, günümüz tilavet dünyasının en alıcı okuyucusu olarak gönüllere yerleşmiştir.

 Makamların çok net ayrımı ve mükemmel icrası

İfade edildiği üzere onun en cazip yanı, bu üç büyük okuyucuyu birçok yönleriyle icra etme kabiliyetini göstermesidir. Fakat onu diğer okuyuculardan ayıran en mühim nokta ise; makamların sınırlarını çok belirgin bir şekilde ayırarak, mana ve makam uyumunu ilmik ilmik işlemesidir. Salt makamın yeterli olmadığı, mananın işlenmediği bir okuyuşun şahsiyeti etkiyemeyeceği bilinen bir hakikattir. Bu zaviyeden bakıldığında Ahmed Na’ina, hem stüdyo kayıtlarında hem de cemaate yönelik icra ettiği okuyuşlarında bu hususu ön planda tutabilmiş nadir karilerdendir.     

Bilinmektedir ki, tilavet dünyasında Mısır tilavet tarzı, mana ve makamın birbiriyle uyum gösterdiği en zirve tarzdır. Kıraat ve tilavet eğitimi için dünyada neredeyse öğrenci çeken tek ülke Mısır’dır. Mısır’ı bu konuma çıkaran hiç kuşkusuz Na’ina gibi Kur’an’ı okurken gönüle hitap edebilen okuyucuların varlığıdır. Günümüz de Ahmed Na’ina’nın yanısıra Rağib Mustafa Ğalveş, Mahmud Minşavi, Tantavi ve Mahmud Tuhi gibi okuyucular Mısır tilavet sanatını en güzel icra eden şahsiyetlerdir. Bu sebeple, bu tarzın günümüzdeki temsilcisi sayılan Dr. Ahmed Na’ina’nın 160 bölümden oluşan mücevvid hatmi bu sanatla ilgilenenler için tam bir eğitim seti mesabesindedir. Her bölümü yaklaşık üç dört sayfadan oluşan bu çalışma, mana ve makamın mezcinin en güzel örnekleri göstermesi bakımından çok önemlidir.    

Dünya onu dinliyor

Kur’an kültürü çerçevesinde örnek kabul edilen okuyucunun, bugün kıraat ve tilavet sahasında temsil konumunda olduğunu tüm dünya kabul etmektedir. Bu sebeple Na’ina, İslam aleminin birçok bölgesinden davetler almakta ve zamanın büyük çoğunluğunu dünya gençlerine Kur’an okumakla geçirmektedir. Dünya bugün, bu karinin muhteşem sanatını dinliyor. Ayrıca, günümüzde onun gibi okumaya çalışanların sayısı hiçte az değildir. Tilavet sanatına meyilli, Kur’an’ı güzel okumaya aday her genç, neredeyse onun takipçisi olma yolundadır. Bu ilgi, büyük oranda şeyhin ses tonunun yumuşaklığı ve sanatının inceliğinde yatmaktadır. Buna birde tıp doktorluğu gibi bir meslek eklenince kuşkusuz o, genç neslin daha da dikkatini çekmekte ve haklı bir ilgiye mazhar olmaktadır.  

Kahire’den Kur’an dinleme frekansı: Am 864

Burada yeri gelmişken bir hatıramı aktarmak yerinde olacaktır. 95’li yıllarda yaklaşık 14-15 yaşlarındaydım. Ciddi bir kabiliyetin sahibi kıymetli pederim Kur’an’a hizmet eden bir şahsiyet olması hasebiyle, aslında bu anlamda bizi mesteden bir yaşantıya sahipti. Ama ben yine de tilavetin değişik sunumlarına ulaşma adına bir arayış içindeyken, Mısır radyolarından biri dikkatimi çekti. Frakansı “Am 864” olan radyo istasyonu, İzaati’l-Kur’an’il-Kerim Mine’l-Kahira” anonsuyla giriş yapıyor ve Türkiye saatiyle 19’larda başlayıp neredeyse sabaha kadar devam ediyordu. Radyoda sadece her biri birbirinden mükemmel ses ve gırtlağa sahip okuyucular Kur’an okuyorlardı. Ve o gece tilaveti yayınlanacak okuyucuların isimleri birer birer sıralanıyor, ardından yeni bir anonsla kari başlıyordu okumaya. İşte, bende bu şekilde Mısır’ın esrarengiz okuyucularıyla tanışma fırsatını elde ettim. Ayrıca, zamanla hafızlık hocamın “Arapları dinleme” tarzındaki çok sert ve keskin olmayan tavırları da beni alıkoyamıyordu bu okuyucuları dinlemekten. Zira yaklaşık yirmi yıldır çalışmalarımı hep bu yörüngede gerçekleştirmeye çalıştım.  

İşte bu şekilde, Mısır radyolarını dinleme ve kayıtlar yapma şeklinde işleyen bir süreçti benimki. Her gün aynı spiker ve aynı anons: “İzaati’l-Kuran’il-Kerim Mine’l-Kahire. Kahire’den Kur’an-ı Kerim tilaveti vakti anlamındaki bu anons, o saatten sonra benim yeni bir düzen, yeni bir düşünce ve yeni bir aleme geçişimi de beraberinde getiriyordu. O gece radyoda okuyuşu yayınlanacak olan karilerin isimlerini ve okuyacakları yerleri not alarak, o saatleri radyo başında geçirir ve günün esrarengiz okuyuşlarını kaydederdim. O gün için Arapça bilmezdim ama spiker tarafından okuyucuların isimleri tilavet edecekleri sureler zikredildiğinde en azından radyonun o akşamki yayın akışını anlardım. Hele zikredilen bu isimler arasında Dr. Ahmed Na’i’na ismi geçtiğinde sanki dünyalar benim olurdu. Onun kaydını daha özenli ve eksiksiz yapmaya çalışırdım. Çünkü Na’ina, benim için model bir isimdi. Hal böyleyken ona ve onun Kur’an okuyuşuna hayranlığım normaldi.

Ahmed Na’ina, tilavet dünyasına olduğu kadar benim içinde model bir şahsiyettir. Onun okuyuş üslubu, kulaklara her ne kadar diğer karilerden bir derleme gibi aksetse de, denebilir ki o, birleştirici bir ekol mahiyetindedir. Onun bu özelliğini bir demet analizle ifade etmeye çalışalım:      

Neml suresinden müjde pasajları

Ahmed Na’ina’nın stüdyo mahsülü olan Neml 1-53 kaydı, öyle bir dinletidir ki, bu sayede kişinin Kur’an’a olan ilgisi büyük bir değişim geçirir. Çünkü bu çalışma her yanı mükemmel bir şekilde icra edilmiş bir çalışmadır. “Acaba şurası şöyle olsaydı, böyle okunsaydı nasıl olurdu” diye aklınızdan katiyen bu tür bir mülahaza geçmez.

Bu kayıtta, üstad Na’ina’nın ayetlerdeki iniş ve çıkışları insanı ötelere götürür. Surenin Ta sin girişinde ayrı bir hava, tilke ayatül kur’ani ve kitabim mübin kısmında ayrı bir hava söz konusudur. Öte yandan, üstadın mübin deyişindeki o oynama ve titreme insanı da derinden titretir. Neml, öyle bir sunumdur ki, sanki açık olma anlamından dolayı mübin kavramıyla Kur’an-ı Kerim’in açık ve net oluşu nazara verilir. Devamla Hüdev ve büşra lil mü’minindeki o klasik klişe muhteşem bir bütünlük sağlar ve bir mutluluk neşvesi içerir. Şöyle ki, “Bu ayetler mü’minler için doğru yol kılavuzu ve müjde içeriklidirler” (Neml, 2) anlamındaki pasaj, sanki öncelikle Na’ina’ya, ondan da dinleyiciye bir müjde niteliği taşıyor. İşte bu ayette mü’minler kavramı üzerinde, muhatapları için bir müjde klişeleniyor. Bu klişeden kastımız genelde her okuyucuda olan ve özellikle ayetlerin kısa ve son bölümlerinde uygulanan bir çeşit sunumdur. İlgili ayet dinlenildiği takdirde kastettiğimiz durum kolayca anlaşılacaktır.

Yusuf suresi üzerine analizler

Ahmed Na’ina’nın Neml kadar bir diğer mükemmel kaydı da Yusuf suresi 53-90 kaydıdır. Bu kayıt, 53. ayet olan “Ve ma überriü nefsi” kısmından başlayıp 90. ayet olan “innehu mey yetteki ve yasbir fe innellahe la yüdiy'u ecral muhsinin”e kadar devam eden çalışmadır. Hiç kuşkusuz bu kayıtta Neml suresi gibi profesyonelce okunmuş ender kayıtlardan birisidir.

Ahmed Na’ina bu surelerde kendisini her bakımdan ortaya koymuştur. Mana ve sunum açısından engince bir bütünlüğün görüldüğü bu çalışmanın da bir iki noktası üzerinde durmak istiyoruz.  

Surenin 12. ayetinde; “Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra da onu, kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte biz Yusuf’a böyle bir tedbir öğrettik, yoksa kralın kanununa göre kardeşini tutamayacaktı. Ancak Allah’ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır” (Yusuf,76) buyurulmaktadır. Surenin müjdelerle dolu bu ayeti Ahmed Na’ina’ya rast makamında malzeme olmuş ve ayetin sunumunu mükemmel bir şekilde icra etmiştir. Rast, sert giriş ve çıkışlarla okuyuşu süsleyen bir makamdır. Genellikle müjde dolu ifadeler bu makamda icara edilir. Ayetin anlam bakımından seyrine bakıldığında Allah’ın her şeyi yapmaya kadir olduğu ve ilim bakımından kendisine asla erişilemeyeceği öğretisi yer almaktadır. Ayrıca insanlara hediye edilen bir ilimden ve bilgiden de bahsedilmektedir. İşte Na’ina’da, ayetin anlamını vurgular mahiyette sert çıkışlarla Allah’ın o yüce ilmini nazara verirken, bir müjde niteliğinde, insana verilen derecenin değer öğretisini de dinleyiciye rast makamıyla sunmuştur.

Hemen akabinde gelen ayette ise; “Dediler ki: Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy. Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz” (Yusuf, 77) ifadeleriyle bir istek göze çarpmaktadır. Bu istek, tilavetin sunumunda hicaz makamıyla arz edilmiş ve yüksek bir perdeden sunumu yapılmıştır. Hicaz, rast’a nazaran daha yüksek perdede icra edilen bir makamdır. Hicaz sunumuyla Na’ina, anlam ve makam uygunluğunu bu ayette de ortaya koymaktadır.

Na’ina’nın tilavet çalışmaları

Ünlü karinin Mısır’da bulunan Ebu Hamza firması tarafından çıkarılmış ve Türkiye hakları Nil sesli yayınlarına devredilmiş olan kayıtlarını dinlemek, özellikle ilgilileri için önem arzeder. Çünkü sunum berraklığının zirve noktasında bulunanlardandır şeyh Na’ina. Rahat bir okuyuş yanında, sanatında Kur’an’i varyanslarını öğrenmek için bizim tavsiyelerimiz içinde Ahmed Na’ina ilk sırayı teşkil etmektedir. 

Yukarıdaki kayıtlara ilaveten, bu yayın evinden çıkarılmış olan “Meryem 1-36”, “Haşr 1-24”, “Kamer 49-55 ve Rahman”, “İbrahim”, “Kısa Sureler I” ve “Kısa Sureler II” isimli çalışmaları zikredilebilir. Kısa Sureler I kaydı, Nasr suresinden başlayarak sırasıyla Tebbet, İhlas, Felak, Nas, Fatiha ve Bakara suresinin 18. ayetine kadar devam eden bir çalışmadır. Şunu da söylemek gerekir ki, bu kaydın Nasr, Tebbet, İhlas, Felak ve Nas sureleri dinlemeye, takrar dinlemeye ve düşünmeye değer.

Neticede, çocuk yaştan beri tilavet sahasında bulunan biri olarak, bende derin izler bırakan ve tarzını öğrenebilme adına son derece istifade ettiğim üstad Na’ina’nın bu ses kayıtlarını tilavet severlere ısrarla tavsiye ediyorum. Ancak şunu belirtmek gerekir ki, Kur’an’ı güzel ve etkili okumak için, ses ve sunum yeteneğine uygun bir okuyucuyu takip ederek, onun okuyuşlarının derinlemesine tahlil yapılması gerekir. Bizim tavsiyelerimiz Kur’an’ı okuyuş stili olarak örnek bir okuyucuyu ifade etme anlamında önemlidir. Yoksa her okuyucu tilavet bazında çok değerlidir. 

Okunma Sayısı : 3941

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
Yorumunuz
E-Posta Adresiniz
Güvenlik Kodu
alti sifir bir bes dokuz iki

RSS akışımıza abone olmak için tıklayın... Facebook sayfamıza abone olmak için tıklayın.

Hakkımızda | Yardım | Bağış | İletişim | Kur'an'dan Bir Mesaj Mail Grubu

Sunucu Barındırma hizmeti Kaliteweb Hosting tarafından sağlamaktadır
Feyyaz Grup